26 Mayıs 2013 Pazar

AMASYANIN CAMİLERİ

Sultan II.Bayezid Cami

Ziya Paşa Bulvarı’nda, Yeşilırmak’ın güney kıyısında bulunan cami; Osmanlı Sultanı II.Beyazıt tarafından, 26 yıl valilik yaptığı Amasya’ya armağan olarak, 1482-1486 yılları arasında, Mimar Şemseddin Ahmet’e yaptırılmış ve Osmanlı mimarisinin özgün örneklerinden biri… Bir deprem sonucu yıkılan son cemaat yeri ve kubbeleri, 1591’de onarılmış; 1651’deki depremde yıkılan bölümleri de 1669 yılında, Merzifonlu İbrahim Ağa ile Ahmed Paşazade Hacı Ali Ağa tarafından onartılmış.

Kesme taştan olup ters T plânlı yapının kuzeydeki son cemaat yeri; mermerden ve yuvarlak 6 adet sütun üzerine oturan, 5 sivri kemerin taşıdığı, 5 kubbe ile örtülü… Son cemaat yerindeki pencere üstleri, mavi ve beyaz çini panolarla süslenmiş. Buranın iki ucunda yükselen tek şerefeli iki minaresinden soldakinin gövdesi dikine yivli; sağdakinin gövdesi ise, zikzak taş dekorlu.. Mukarnaslı giriş kapısı üzerindeki 3 satırlık mermer yazıtı; 1436–1517 yılları arasında yaşamış hattat Şeyh Hamdullah tarafından yazılmış.

Yapının plânı; büyük bir kemerle ayrılan, iki adet kare mekân ile doğu ve batı yanlarda, üçer kubbeli yan mekânlardan oluşuyor. Orta mekânı, sekizgen kasnaklarında 16’şar pencere bulunan, iki büyük kubbe örtüyor. Kubbelerden biri, son cemaat yeri ile yanlarda dörder köşeli iki ayak üzerine; ikincisi, iki ayak üzerindeki yüksek kemerlerle, üçgenler oluşturuyor.

Kubbe içi ve pencere kemerlerinin üzeri zengin kalem işleri ile süslenmiş olan caminin; beyaz ve kırmızı mermerlerden yapılmış olan mihrabı üzerinde, Ayet-el Kürsî yazılı… Mermer minberin pabuçluklarını 5 kare pano süslüyor ve avlu ortasında yer alan 12 kenarlı şadırvan; 12 sütunun taşıdığı, 12 yüzlü sivri piramit bir çatıyla örtülü… Türidizade Hacı Ali Ağa; halkın sıcak su ile abdest almalarını sağlamak amacıyla, 1738 yılında camiye özel bir düzenek yaptırmış ve bağının gelirini de buraya vakfetmiş.

Caminin batı yönünde; U plânlı Beyazıt Medresesi bulunuyor ve avlunun batı duvarına bitişik olarak, 1486 yılında inşa edilmiş olan ve “Sultaniye” adıyla da bilinen medrese; 1922 yılından beri, ‘Amasya İl Halk Kütüphanesi’ olarak kullanılıyor.

Evliya Çelebi’nin, 17. yüzyılda Amasya’da bulunan 10 medreseden en süslü ve en bakımlısı olduğundan söz ettiği binanın; doğu, batı ve kuzey cephelerinde, talebe hücreleri sıralanmış ve dershane de binanın güney tarafında yer alıyor.







Çilehane Cami


Çilehane Mahallesi’ndeki Pirler Parkı’nın karşısında bulunan cami; 
Çelebi Mehmed’in emirlerinden Yakup Paşa tarafından, 1413 yılında 
yaptırılmış. 1939 depreminde gördüğü büyük zarar üzerine, 1964 yılında,
 Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore ettirilen caminin duvarlarında
 moloz taş ve tuğla karışımı kullanılmış.

Caminin kuzeybatı köşesinde bulunan ve yine tuğla ve taş karışımı kullanılarak

 yapılmış olan, silindirik gövdeli minaresi; tek şerefeli…Tekke ve cami olarak iki 
bölümden oluşan caminin batı kapısından girildiğinde; sağda cami ve çile odaları,
solda ise Aşağı Pirler Türbesi ve Halveti Tekkesi bulunuyor.Cami ve Tekkeyi
 büyük bir kubbe örtüyor…




Gümüşlü Cami


İlk yapılışı İlhanlılar’ın Amasya’ya hakim oldukları döneme rastlayan 
ve günümüzde Gümüşlü Mahallesi’nde bulunan, ahşap çatılı camiyi; 1326
 yılında, Tâceddin Mahmud Çelebi inşâ ettirmiş.

1415 yılındaki depremde yıkılınca; Gümüşzade Ahmet Paşa tarafından

 onartılmış ve O’nun adıyla anılır olmuş.
Kare planlı ve kesme taştan yapılmış olan caminin; 1903 yılında yapılan son 

cemaat yerinde, 6 adet ahşap direk ve yine ahşaptan yapılmış, 5 adet Bağdadî 
kubbe bulunuyor. Beden duvarları üzerinde mekanı örten kubbeyi dış etkenlerden
 korumak için; kiremitli bir çatı yapılmış. 

Caminin sağında bulunan silindirik minaresi, kuzey-batı köşesinde ve 

kesme taş kaide üzerinde yükseliyor. Giriş kapısı üzerinde dört satırlık yapım
 yazıtı bulunan cami; geçirdiği depremlerden sonra, birkaç kez onarım 
görmüş ve 1960 yılında yapılan onarım sırasında, caminin iç mekânı, renkli
 kalem işçiliği ile bezenmiş.






Bayezid Paşa Cami

 

Amasya Emiri Bayezid Paşa tarafından 1414 yılında yaptırılan ve şehrin kuzeydoğusunda, Kuş Köprüsü’nün hemen yanında bulunan cami; ters T plan şemasına sahip, zaviyeli camilerin ve erken dönem Osmanlı mimarisinin Amasya’daki en seçkin örneklerinden biri... Son cemaat yerini çevreleyen mermer üzerindeki geometrik süslemeler, caminin en belirgin özelliği ve son cemaat yerinin üzeri, üçgen bingilerle, sekizgen bir kaide üzerine oturan, 5 kubbe ile örtülü...

Giriş kapısına açılan küçük bir geçitten sonra, büyük bir kemerle birbirinden ayrılan, iki kubbeli ve dikdörtgen ibadet bölümüne geçiliyor. 1892 yılında onarım gören ve hem doğu, hem de batı yönünde ikişer odaya sahip caminin; zengin mukarnaslarla çevrili ve sekizgen kubbe kasnağının her yüzünde, birer pencere bulunuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder